Bu çalışma, insanların farkındalık düzeyleri arttığında ve bu farkındalığı deneyim yoluyla geliştirdiklerinde, içsel bilgiye ulaşabilmeleri üzerine kuruludur. Kimi zaman bu artış yaşla, kimi zaman evrenle kurulan içsel iletişimle; yaşanan olayların içsel değerlendirmesiyle gerçekleşebilir.
Herkes hayatı duygusal bağlarla yaşar. Bir şeyleri gerçekleştirmek için duygusal olarak güdüleniriz. Zihinsel bir mantığımız olduğu gibi, duygular da kendi içinde bir mantık zinciriyle işler. Doğduğumuz andan itibaren duygularımız düşüncelerle birleşerek bizi harekete geçirir. Üzüntü, sevinç, korku gibi duygular, yaşadıklarımızla tetiklenir ve bizi yönlendirir. İnsan sistemi; duygusal, ruhsal ve zihinsel/fiziksel bütünlükten oluşur. Algı mekanizmalarımız bu üç boyutun etkileşimiyle bilgi üretir ve harekete geçmemizi sağlar. Geçmiş deneyimlerimiz bir havuzda toplanır ve burada bir mantık örgüsü oluşturur. Örneğin, üzülmemek için bazı şeylerden kaçınır, mutlu eden durumları tekrar ederek o hissi sürdürmeye çalışırız. Kendisiyle çalışan, içsel benliğiyle bağlantı kuran birey, yaşamını daha bütüncül ve farkındalıklı bir şekilde algılamaya başlar. Farkındalık arttıkça olaylara bakış değişir, mantık yapısı dönüşür, duygular çeşitlenir. Ancak bazen bu duygulara bağımlı kalınabilir ya da yeni duygular gelişmesine rağmen eski alışkanlıklarla hareket edilebilir.
Bu çalışma, kişinin duygularını fark etmesini, onları yalnızca düşünmek yerine hissetmesini ve eski duygusal zincirlerin çözülmesini amaçlar. Farkındalık geliştiğinde, duygu tepkileri aynı kalıyorsa, bu bir iç çatışmaya neden olabilir. Örneğin, değer duygusuyla ilgili farkındalık arttığında, hâlâ kıskançlık gibi öğretilmiş duygular devredeyse bir uyumsuzluk yaşanır.
Çalışma sürecinde bazı duygusal zincirler çözülebilir. Hangi zincirlerin çözüldüğü her zaman net şekilde bilinmese de, kişi yaşamında daha net kararlar almaya başlar, geçmişten gelen duyguların etkisi azalır. Kimi zaman bu duygular hâlâ etki edebilir, ancak kişi artık onları tanıyabilir hale gelir. Bu da kişinin hayatında daha özgür ve farkındalıklı adımlar atmasına olanak tanır.