Doğum travması çalışması, bireyin dünyaya geldiği anda bu gerçekliği tam anlamıyla kabul edememesi ya da içsel bir ayrışma hissi yaşamasıyla ilişkilidir. Kimi zaman kişi, doğum anına dair anneden, babadan ya da bazı karmik bağlantılardan kaynaklanan yükleri taşıdığını hissedebilir. Bu bağlar, çoğunlukla bireyin hayatla sağlıklı bir ilişki kurmasını engelleyen yapılar hâlindedir.

Kendini dünyaya ait hissetmemek, yaşamda bir yabancı gibi hissetmek vb. durumlar, bu travmanın en belirgin yansımalarıdır. Bu atölye, bireyin doğum travmasına dair algısını dönüştürmesine, kendini dünyada daha bütün ve yerinde hissetmesine destek olmayı amaçlayan bir incelemedir.

Doğum anı, ruhun bedenle ilk teması ve uyumlanmasıdır. Fiziksel doğum sağlıklı bir şekilde gerçekleşmiş olsa dahi, ruhsal doğum aynı uyumu sağlayamayabilir. Bu durumda birey, taşıdığı bilgilerin bazılarını bilinç düzeyine çıkaramayabilir ya da içsel bütünlüğünü kaybedebilir. Sonuç olarak, kişi yaşamda bir kopukluk hissi yaşar ya da kendini bu dünyada yabancı gibi algılar.

Bu çalışma, doğum anında ruh ile beden arasında oluşmuş olası kopuklukların enerji bedeninde yeniden bütünleştirilmesi amacıyla uygulanır ve kişinin bu hayattaki yerini daha derin bir şekilde hissedebilmesine yardımcı olacak unsurları araştırır.

Doğum Travması Çalışması